|
Yarbasan Taşevlerinin köy
meydanında, bir küçük lokanta, Erenler Sofrası,
menüsünde yöresel malzeme ile Uzakdoğu ve Akdeniz
mutfağının farklı tekniklerinin birleştirilerek damak
tadımıza uygun yeni yaratılmış tatların yanında klasik
ege yöresi zeytinyağlıları, Osmanlı saray mutfağından
seçme tarifler yer almakta.
Otlardan, mantarlara, yeşil
limonlardan ekşi elmalara kadar Bodrum Pazar
tezgahlarında yer alan bir çok ürün burada yabancıların
“Avrupai sunumla Türk Mutfağı” dedikleri çizgiyi
oluşturuyor. Yarbasan Taş Evleri meydanının masalsı
ortamı, yalın servis ve hafif müzik tamamlayıcı unsurlar.
Aşçımız diyorki ;
Yemek yapmak, çocukluğumdan beri hep ilgi duyduğum ve sevdiğim bir iştir.
Yoğun iş tempoma rağmen bütün çalışma hayatım boyunca yemek yapmaya her zaman
özen gösterdim. Severek, araştırarak, sık iş seyahatlerim sırasında gittiğim her yerden
yeni bir şeyler öğrenerek geldim. Ninemden, oğlumun büyükannesi Cemile hanım’dan,
İlk adımları öğrendim onları rahmetle anıyorum.
1992 yılında Yemek Konferansının
Organizasyonunu yaptım, o sırada Sayın Nevin Halıcı ile tanıştım ve ondan yemeklerin
hikayelerini dinledim. O konferansa katılan yabancıların Anadolu Mutfağında buldukları zenginlik, beni çok etkiledi. Mesleğim turizm, bu ülkeyi pazarlayabilmek için bu mutfağın mutlaka kullanılması gerektiğine inandım. Tur programlarını hazırlarken her yörede mutlaka
farklı tatların örneklenmesine gayret ettim. Evimde gelen gruplarımızı ağırladım, her giden
gruba da mutlaka o yemeklerin tariflerini verdim. Meslek hayatımın her aşamasında bir yerlerde her zaman kendimi mutfakta buldum. Bir çok yayın, tarif ve hikayeden oluşan bir arşiv oluşturdum. Yeni bir akım olan füzyon mutfağının, bu topraklarda aslında asırlardır süre geldiği ve bu birikimin Anadolu Mutfağını oluşturduğunu düşünüyorum. Hem ülkemizi ziyaret eden hem de keyifle birikimlerimizi, olabilecek en güzel yerde
Erenler Sofrası'nda paylaşmak isteyen misafirlerimizle birlikte olabilmek dileğim.
Erenler Sofrası'nda her gün farklı bir menü var. Her sabah pazarlardan en taze ürünler, balıkçıdan yakaladıkları alınıyor ve heyecan başlıyor. Beş çeşit soğuk meze, ara sıcak veya sıcaklar hazırlanıyor her masaya aynı servis yapılıyor. Ana Yemekler ise her gün iki alternatifli, tatlı veya meyve seçeneğinden sonra ritüeli kahve veya çay veya likör tamamlıyor.
Sanatçımız diyor ki;
Yemek bahane, sohbet güzel olsun!
|